Zoho, Türkiye’de 4.800’den fazla işletmeye ulaştı

Default post image
Yazı Özetini Göster

Bulut tabanlı iş yazılımları geliştiren Zoho’nun Türkiye’deki müşteri sayısı son bir yılda yüzde 25 artarak 4.800’ü aştı. Türkiye pazarına yönelik uzun vadeli taahhüdünün ve veri gizliliğine verdiği önemin bir göstergesi olarak VERBİS kayıt sürecini de tamamlayan Zoho, 2026 yılında 30’uncu yılını kutlayan ve 150’den fazla ülkede faaliyet gösteren Zoho Corporation bünyesinde yer alıyor.

Dünya genelinde her ölçekten kurum ve işletme için bulut tabanlı iş yazılımları geliştiren Zoho, Türkiye’de güçlü büyümesini sürdürüyor. Şirketin müşteri sayısı 2024 ve 2025 mali yılları arasında yıllık yüzde 25 artış gösterirken, bugün Türkiye genelinde Zoho çözümlerini kullanan işletmelerin sayısı 4.800’ü aştı. Zoho’nun son dönemde portföyüne kattığı müşteriler arasında, Zoho One ile hasta deneyimini ve iş operasyonlarını daha verimli hale getiren All On Dental; Hollanda ve Türkiye’deki operasyonlarını Zoho One ile birbirine bağlayan Hairtime Istanbul ve Zoho CRM ile iş süreçlerini hızlandıran Live Akademi yer alıyor. Zoho ayrıca, iş operasyonlarını Zoho One aracılığıyla tek bir platformda bir araya getiren Omer Istanbul, müşteri yönetimini Zoho CRM ile güçlendiren Horoz Logistics ve operasyonlarının ölçeklenmesini ve dijitalleşmesini Zoho One ile destekleyen Natural Clinic ile de iş birliği yapıyor.

VERBİS kaydı, Zoho’nun Türkiye’de attığı önemli adım

Zoho’nun Türkiye’ye yönelik uzun vadeli yaklaşımını ortaya koyan son önemli adımlardan biri de Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemi’ne (VERBİS) kayıt sürecinin tamamlanması oldu. Şirket, bu adımı yalnızca yasal bir yükümlülüğün yerine getirilmesi olarak değil, Türkiye pazarına yönelik taahhüdünün, veri gizliliğine verdiği önemin ve güven temelli teknoloji yaklaşımının somut bir göstergesi olarak değerlendiriyor. Bu yaklaşım aynı zamanda Zoho’nun veri gizliliği, mevzuata uyum ve dijital egemenlik konularına verdiği önemi de ortaya koyuyor.

Önümüzdeki dönemde Zoho, Türkiye’deki büyümesini iş ortakları ağı üzerinden sürdürmeyi, mevcut bayi ve uygulama ortaklarının teknik ve ticari yetkinliklerini daha da geliştirmeyi ve daha fazla işletmeye ulaşmayı planlıyor. Kurumsal segment de Zoho’nun Türkiye’deki büyüme stratejisinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Şirket, büyük kuruluşların yapay zekâ, otomasyon ve veri yönetişimi ihtiyaçlarına yönelik projelerini artırırken, teknoloji altyapılarını sadeleştirmelerine, operasyonel verimliliklerini artırmalarına ve değişen koşullar karşısındaki dayanıklılıklarını güçlendirmelerine yardımcı olmayı hedefliyor.

Zoho, ekosistemiyle birlikte büyüyerek daha fazla kurumu entegre, güvenli ve veri gizliliğini gözeten teknolojilerle desteklemeyi amaçlıyor. Şirket bu yaklaşımla Türkiye’de yalnızca bir teknoloji sağlayıcısı değil; güvenilir ve sorumlu yapay zekâ, veri gizliliği ve dijital egemenlik gibi alanlarda kalıcı değer yaratan uzun vadeli bir teknoloji iş ortağı olarak konumlanmayı hedefliyor.

Zoho Avrupa Genel Müdürü Sridhar Iyengar, Türkiye’nin şirketin büyüme stratejisindeki rolüne ilişkin şunları söyledi: “Türkiye pazarıyla ilişkimiz yeni değil. Zoho Corporation olarak ManageEngine aracılığıyla Türkiye’de 20 yılı aşkın bir deneyime sahibiz; Zoho ise yaklaşık 15 yıldır iş ortağı ekosistemi üzerinden işletmeleri destekliyor. Güçlü dijital dönüşüm potansiyeli, dinamik teknoloji ekosistemi ve büyüyen kurumsal pazarıyla Türkiye bizim için stratejik bir pazar. Yalnızca son bir yılda müşteri tabanımızın yüzde 25’in üzerinde büyümesi, Türkiye’nin uzun vadeli potansiyeline duyduğumuz güveni daha da pekiştiriyor. Amacımız yalnızca teknoloji sunmak değil. Entegre platform yaklaşımımızla kurumların daha verimli, çevik ve dayanıklı operasyonlar oluşturmasına yardımcı olurken, veri gizliliğini ve güveni de bu dönüşümün temel unsurları olarak görüyoruz. VERBİS kayıt sürecimizi tamamlamamız da Türkiye’ye yönelik uzun vadeli taahhüdümüzün ve veri gizliliğine verdiğimiz önemin bir başka somut göstergesi.”

Zoho: “Yapay zekâ stratejisi veri stratejisinden ayrı düşünülemez”

Zoho’ya göre başarılı bir dijital dönüşüm, bir işletmenin kullandığı yazılım uygulamalarının sayısını artırmaktan değil; insanları, süreçleri ve veriyi birbirine bağlayan entegre bir teknoloji ekosistemi oluşturmaktan geçiyor. Kurumlar büyüdükçe farklı iş birimlerinde birbirinden bağımsız uygulamaların kullanılması veri silolarının oluşmasına yol açabiliyor. Bu parçalı yapı yalnızca operasyonel verimlilik açısından değil; veri güvenliği, erişim yönetimi, mevzuata uyum ve yapay zekâ uygulamalarının doğruluğu açısından da risk oluşturabiliyor.

Bu nedenle Zoho, yapay zekâ stratejisinin veri stratejisinden ayrı düşünülemeyeceğini vurguluyor. Güvenilir ve iyi yönetilen veri, özellikle yapay zekâ teknolojilerinin günlük iş süreçlerinin giderek daha fazla parçası haline geldiği bir dönemde, bu teknolojilerden sürdürülebilir değer elde edebilmenin temelini oluşturuyor.

Bu yaklaşım, Zoho’nun altyapısı dahil olmak üzere kendi teknoloji yapısının bütününe sahip olma anlayışıyla da destekleniyor. Zoho’nun Avrupa Birliği’ndeki veri merkezleri, Avrupa’daki işletmelere yürürlükteki uyum gereklilikleri doğrultusunda hizmet verirken, şirketin veri gizliliği, güvenlik ve teknoloji optimizasyonu üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmasını sağlıyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yazı Sayısı 11295

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar